Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ÖZGÜVEN ŞIMARIKLIK MI OLDU ?

Görülüyor ki bazı davranışlar  öz güvenle  uzaktan , yakından alakası yok ve kişinin karakteriyle örtüşmüyor bile. Özgüveni güçlü çocuklar sevecen, sakin , konuşurken  etkileyici, ısrarcı olmayan , pozitif düşünen,  kendini kontrol eden ve ilişimi iyi kurabilendir.

Görülüyor ki bazı davranışlar  öz güvenle  uzaktan , yakından alakası

Çevremize baktığımızda   geleceğimiz olan neslimizin gelişmiş öz güveni şımarıklık mı yoksa ? Gerçekten düşünülmesi gereken  konu ileride  gençlerimiz özgüven sahibi  değil de şımarık nesil olarak karşımıza çıkacak?

Elbette her birimiz çocuklarımızın   güveni yüksek olmasını isteriz. Ancak öz güvenle , şımarıklık arasında  fark olduğunu unutmayalım.  Kendi ailemiz içinde , çevremizde görebiliriz. Bazı çocukların  ne kadar itici, umursamaz, saldırgan, saygısız , hiç kimseden korkmayan , lafını esirgemeyen istediğine kavuşmak için ısrarcı  olması sizce doğru davranış mı ?Bu gibi tavırlar çocuğun özgüvenli olduğu anlamına mı geliyor?

Görülüyor ki bazı davranışlar  öz güvenle  uzaktan , yakından alakası yok ve kişinin karakteriyle örtüşmüyor bile. Özgüveni güçlü çocuklar sevecen, sakin , konuşurken  etkileyici, ısrarcı olmayan , pozitif düşünen,  kendini kontrol eden ve ilişimi iyi kurabilendir.

Çocuğun kendine inandığı , düşüncelerine  değer verildiğinde  ve dinlenildiğini hissettiğinde  özgüveni artar. Bir çocuğun özgüveninin yüksek olması için her istediğinin yerine getirilmesi, sürekli ilgi odağı olması ve hatalarının görmezden gelinmesi doğru değildir.

Biz ailelerin yaptığı en büyük hatalar sonucunda çocuklarımızın şımarık yetişmesine sebep oluyoruz. Çocuklarımıza farkında olmadan  sınır tanımadan , kural koymadan  ve farkına vardığımızda  bizler nerede hata yaptık diye düşünerek  doğruyu bulmaya çalışıyoruz. Bizler her zaman doğruyu bularak ve düşünerek hareket etmeliyiz.

Çocuklarımızın egosunu yükseltmek , onu poh pohlamak ve gereksiz  överek bir yere varamayız. Nerede sınır koyacağımızı bilmeli, istediği gibi hareket etmesine müsaade etmemeli. Ağlamasın, üzülmesin  diye isteklerini yerine getirmemeliyiz.

Biliyoruz ki her ailenin ev içinde kuralları vardır. Bu kuralları çocuğumuza göre uygulamamalı ayrıca toplumsal kuralları göz ardı etmemeliyiz. Dünya onun etrafında dönmüyor, önüne her şeyi sermekten vazgeçmeliyiz. Çevresindekilere, ailesine , arkadaşlarına  , büyüğüne ve küçüğüne saygılı olmayı öğretmeliyiz. Çocuklarımıza  utanma duygusunu  bilmeli ki yapmış olduğu davranış ve hatalarından dolayı  bu duyguyu hissetmeli. Çocuklarımız büyüğüne ve küçüğüne sergilediği davranışlarını öz güven olarak algılamayalım. Utanma duygusu fıtratımızda var olan duyguyu özgüven  eksikliği olarak algılamak ne büyük gaflettir. Utanma duygusu olan, çekingen çocuklarımızı öz güveni yok diye düşünmemelidir. Özgüvenli sandığımız çocuklar aslında şımarık olarak yetişerek karşımıza çıkacaklar unutmayalım.

Sonuç olarak çocuklarımıza  öz güveni kazandırırken irade ve nefis terbiyesi vermeyi unutmayalım. İletişim kurarken dikkatli olmalıyız. Özgüven ve şımarıklık arasında ince bir çizgi var bu çizgiyi doğru yola çekerek  duygularını, düşüncelerini,mutluluklarını, hayallerini rahatlıkla paylaşabilir. Hatalar karşısında hatalarını kabul etmeyi bilir. Herşey bizlerim elinde unutmayalım çocuklarımız bizleri model olarak seçiyorlar.