
Çevremize baktığımızda geleceğimiz olan neslimizin gelişmiş öz güveni şımarıklık mı yoksa ? Gerçekten düşünülmesi gereken konu ileride gençlerimiz özgüven sahibi değil de şımarık nesil olarak karşımıza çıkacak?
Elbette her birimiz çocuklarımızın güveni yüksek olmasını isteriz. Ancak öz güvenle , şımarıklık arasında fark olduğunu unutmayalım. Kendi ailemiz içinde , çevremizde görebiliriz. Bazı çocukların ne kadar itici, umursamaz, saldırgan, saygısız , hiç kimseden korkmayan , lafını esirgemeyen istediğine kavuşmak için ısrarcı olması sizce doğru davranış mı ?Bu gibi tavırlar çocuğun özgüvenli olduğu anlamına mı geliyor?
Görülüyor ki bazı davranışlar öz güvenle uzaktan , yakından alakası yok ve kişinin karakteriyle örtüşmüyor bile. Özgüveni güçlü çocuklar sevecen, sakin , konuşurken etkileyici, ısrarcı olmayan , pozitif düşünen, kendini kontrol eden ve ilişimi iyi kurabilendir.
Çocuğun kendine inandığı , düşüncelerine değer verildiğinde ve dinlenildiğini hissettiğinde özgüveni artar. Bir çocuğun özgüveninin yüksek olması için her istediğinin yerine getirilmesi, sürekli ilgi odağı olması ve hatalarının görmezden gelinmesi doğru değildir.
Biz ailelerin yaptığı en büyük hatalar sonucunda çocuklarımızın şımarık yetişmesine sebep oluyoruz. Çocuklarımıza farkında olmadan sınır tanımadan , kural koymadan ve farkına vardığımızda bizler nerede hata yaptık diye düşünerek doğruyu bulmaya çalışıyoruz. Bizler her zaman doğruyu bularak ve düşünerek hareket etmeliyiz.
Çocuklarımızın egosunu yükseltmek , onu poh pohlamak ve gereksiz överek bir yere varamayız. Nerede sınır koyacağımızı bilmeli, istediği gibi hareket etmesine müsaade etmemeli. Ağlamasın, üzülmesin diye isteklerini yerine getirmemeliyiz.
Biliyoruz ki her ailenin ev içinde kuralları vardır. Bu kuralları çocuğumuza göre uygulamamalı ayrıca toplumsal kuralları göz ardı etmemeliyiz. Dünya onun etrafında dönmüyor, önüne her şeyi sermekten vazgeçmeliyiz. Çevresindekilere, ailesine , arkadaşlarına , büyüğüne ve küçüğüne saygılı olmayı öğretmeliyiz. Çocuklarımıza utanma duygusunu bilmeli ki yapmış olduğu davranış ve hatalarından dolayı bu duyguyu hissetmeli. Çocuklarımız büyüğüne ve küçüğüne sergilediği davranışlarını öz güven olarak algılamayalım. Utanma duygusu fıtratımızda var olan duyguyu özgüven eksikliği olarak algılamak ne büyük gaflettir. Utanma duygusu olan, çekingen çocuklarımızı öz güveni yok diye düşünmemelidir. Özgüvenli sandığımız çocuklar aslında şımarık olarak yetişerek karşımıza çıkacaklar unutmayalım.
Sonuç olarak çocuklarımıza öz güveni kazandırırken irade ve nefis terbiyesi vermeyi unutmayalım. İletişim kurarken dikkatli olmalıyız. Özgüven ve şımarıklık arasında ince bir çizgi var bu çizgiyi doğru yola çekerek duygularını, düşüncelerini,mutluluklarını, hayallerini rahatlıkla paylaşabilir. Hatalar karşısında hatalarını kabul etmeyi bilir. Herşey bizlerim elinde unutmayalım çocuklarımız bizleri model olarak seçiyorlar.
