
Haber: Recep ÇAKILKAYA
“Bir gün çocuklarım, kendi evlatlarına ‘Bizim babamız Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu ile yol yürüdü’ diye gururla anlatacak. İşte benim için en büyük miras budur.”
AKSAÇLILAR Derneği Genel Başkanı Ahmet Bereket, Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu ile olan yol arkadaşlığının kendisi için taşıdığı anlamı dile getirirken, geride bırakmak istediği en büyük mirasın mal mülk değil, şerefli bir mazi olduğunu vurguladı.
Bereket, duygularını şu sözlerle ifade etti:
“İnsanlar çocuklarına sadece mal mülk bırakmaz. Bazen ömür boyu başı dik taşınacak bir geçmiş, anlatıldıkça gurur duyulacak hatıralar bırakır. Benim iki evladıma bırakacağım en kıymetli miraslardan biri, Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu gibi bir liderin yol arkadaşı, dava arkadaşı olmuş olmaktır.
Yarın bizler bu dünyadan göçüp gittiğimizde çocuklarımın kendi evlatlarına, ‘Bizim babamız Muhsin Yazıcıoğlu’nun dava arkadaşıydı. Onunla birlikte yol yürüdü, aynı ülküler için mücadele etti’ diyebilmesi, benim için hiçbir maddi servetle ölçülemeyecek bir onurdur.”
MUHSİN YAZICIOĞLU’NUN GÜVENİNİ TAŞIYAN BİR YOL ARKADAŞI
Ahmet Bereket’in bu sözlerinin arkasında, yalnızca bir hatıra değil, yaşanmış bir siyasi mücadele bulunuyor. Bereket, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatta olduğu dönemde, Türkiye’nin üçüncü büyük şehri İzmir’de Büyük Birlik Partisi İl Başkanlığı görevini yürüttü. Yazıcıoğlu’nun hayattayken görevde bulunan son il başkanı olması, bu yol arkadaşlığının hayatındaki özel yerini daha da anlamlı kılıyor.
Bereket için bu geçmiş, geçmişte kalmış bir makamın hatırasından ibaret değil; ömrü boyunca taşıyacağı bir vefa ve sorumluluk meselesi.
Çünkü insanın ardından ne bıraktığı kadar, nasıl hatırlandığı da önemlidir. Mal mülk el değiştirebilir, makamlar gelip geçebilir. Ancak bir ömür boyunca sahip çıkılan değerler ve uğruna yürünmüş yollar, evlatlara anlatılacak gerçek bir hayat hikâyesi bırakır.
Ahmet Bereket’in evlatlarına bırakmak istediği mirasın özeti ise tek cümlede saklı: Bir gün çocuklarının karşısında, babalarının Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu ile aynı yolda yürümüş olmasını gururla anlatabilmek.
Onun için en büyük zenginlik budur: Geride yalnızca bir isim değil, başı dik anlatılacak şerefli bir mazi bırakmak.
