
“Ülkücü, Ülkücünün Öz Kardeşidir.”
Son günlerde ülkücü camia içerisinde yaşanan karşılıklı sert açıklamalar, sosyal medya üzerinden yapılan hakaretler, kutuplaştırıcı söylemler ve ne yazık ki zaman zaman fiziki kavgaya dönüşen üzücü olaylar, sadece tarafları değil, ülkücü harekete gönül vermiş milyonlarca insanı derinden yaralamaktadır.
Ülkücülük; öfkenin, kinin ve husumetin değil; ahlakın, edebin, disiplinin, vatan sevgisinin ve kardeşliğin adıdır. Aynı davaya inanmış insanların birbirlerine düşman gibi davranmaları, hakaret etmeleri, birbirlerini hedef göstermeleri ve şiddete başvurmaları ne Türk milliyetçiliğinin ruhuyla ne de ülkücü hareketin temel değerleriyle bağdaşmaktadır.
Fikir ayrılıkları, farklı değerlendirmeler ve siyasi tercih farklılıkları her demokratik yapıda olduğu gibi ülkücü camia içerisinde de olabilir. Ancak bu farklılıkların kardeşliği zedelemesine, yılların dostluklarını yok etmesine ve birbirimize düşmanlık üretmesine asla izin verilmemelidir.
Son günlerde yaşanan tartışmaların ve kavgaların kazananı yoktur. Kaybeden ise Türk milliyetçiliğinin saygınlığı, ülkücü hareketin itibarı ve milletimizin birlik duygusudur. Bizler enerjimizi birbirimizle mücadele ederek değil; Türk milletinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik, sosyal, kültürel ve milli meselelerin çözümüne katkı sunarak harcamalıyız.
Ülkücü hareketin tarihi; fedakârlıkların, dava adamlığının, vakar ve kardeşlik hukukunun tarihidir. Bu kutlu davaya gönül veren herkes, kullandığı dile, attığı her adıma ve ortaya koyduğu tavra dikkat etmek zorundadır. Sosyal medyada yapılan her paylaşımın, söylenen her sözün ve atılan her adımın yalnızca bireyleri değil, bütün ülkücü camiayı temsil ettiği unutulmamalıdır.
Bugün her zamankinden daha fazla sağduyuya, itidale ve birbirimizi anlamaya ihtiyacımız vardır.
İhtiyacımız olan;
Öfke değil sağduyu,
Hakaret değil saygı,
Ayrışma değil birlik,
Kırıcı dil değil gönül dili,
Çatışma değil kardeşlik,
Husumet değil dayanışmadır.
Unutulmamalıdır ki aynı bayrağın gölgesinde yaşayan, aynı ezanla huzur bulan, aynı vatan uğruna mücadele eden insanlar birbirlerinin rakibi değil, yol arkadaşıdır. Dün omuz omuza yürüyenlerin bugün birbirine yumruk kaldırması, birbirini hedef alması hiçbir vicdana ve hiçbir ülkücü anlayışa sığmaz.
AKSAÇLILAR Derneği olarak bütün ülküdaşlarımıza çağrımız; provokasyonlardan uzak durmaları, kırıcı üsluptan vazgeçmeleri, sağduyuyu hâkim kılmaları ve ortak milli değerler etrafında yeniden kenetlenmeleridir. Geçmişin kırgınlıklarını büyütmek yerine geleceğin güçlü Türkiye’si için birlikte düşünmeli, birlikte üretmeli ve birlikte mücadele etmeliyiz.
Hiç kimse, ülkücü hareketin birlik ruhunu zedeleyecek söylem ve davranışların parçası olmamalıdır. Kardeşliğimizi korumak, davamızı büyütmenin en önemli şartıdır.
Gelin; kırgınlıkları değil kardeşliği büyütelim.
Gelin; ayrılığı değil birliği güçlendirelim.
Gelin; birbirimizi inciten değil, birbirimize güç veren bir anlayışı hâkim kılalım.
Çünkü;
Bir olursak güç oluruz.
Diri olursak umut oluruz.
Kardeş kalırsak ülkümüzü geleceğe taşırız.
Bir Olalım • Diri Olalım • Kardeşliğimizi Yaşatalım
AKSAÇLILAR DERNEĞİ
Genel Başkan
Ahmet Bereket
