
AKSAÇLILAR Derneği Genel Başkanı Ahmet Bereket, Türk ve İslam coğrafyasında yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bereket açıklamasında, özellikle Doğu Türkistan’da uzun yıllardır devam eden sistematik baskı, asimilasyon ve insan hakları ihlallerinin artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Doğu Türkistan’da milyonlarca Uygur Türkü; kimliğinden, inancından ve kültüründen koparılmaya çalışılmaktadır. Uluslararası raporlara da yansıdığı üzere, sözde ‘eğitim kampı’ adı altında kurulan toplama merkezlerinde insanlar keyfi olarak tutulmakta, aileler parçalanmakta, ibadet özgürlüğü kısıtlanmakta ve temel insan hakları açıkça ihlal edilmektedir. Camilerin yıkılması, Türk-İslam eserlerinin ortadan kaldırılması ve çocukların ailelerinden koparılarak farklı kültürel ortamlarda yetiştirilmesi, bu sürecin en acı örneklerindendir.”
Bereket, yalnızca Doğu Türkistan’da değil, farklı coğrafyalarda da soydaşların benzer baskılarla karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, “Irak Türkmenlerinden Balkanlar’daki Türk varlığına, Suriye’deki soydaşlarımızdan Kafkasya’ya kadar geniş bir coğrafyada Türk kimliğinin korunması ciddi bir mücadele gerektirmektedir” dedi.
Siyasi iradeye doğrudan çağrıda bulunan Bereket açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihinden ve medeniyetinden aldığı sorumlulukla hareket etmek zorundadır. Doğu Türkistan meselesi, günübirlik dış politika hesaplarına kurban edilemez. Bu konuda atılacak her adım, sadece bugünü değil, gelecekte Türkiye’nin nasıl bir devlet olarak anılacağını da belirleyecektir.”
Bereket, uluslararası platformlarda daha aktif bir politika izlenmesi gerektiğini belirterek, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm küresel kuruluşlarda konunun güçlü şekilde gündeme taşınması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, Türkiye’deki siyasi partilere de dolaylı mesaj verildi:
“Bu mesele partiler üstü bir konudur. İktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasi aktörler, Doğu Türkistan konusunda ortak bir millî duruş sergilemek zorundadır. Sessizlik, tarafsızlık değil; tarih karşısında sorumluluktur.”
Bereket ayrıca, sadece söylem değil somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak şu önerilerde bulundu:
- Uluslararası bağımsız gözlem heyetlerinin bölgeye erişimi için diplomatik girişimlerin artırılması,
- İnsan hakları ihlallerine ilişkin raporların resmî düzeyde takip edilmesi,
- Zorla çalıştırma iddialarına konu olan ürünlere yönelik ekonomik ve ticari denetimlerin gündeme alınması,
- Türkiye’de ve dünyada farkındalık oluşturacak güçlü bir kamu diplomasisi yürütülmesi.
Açıklamasının sonunda net bir siyasi mesaj veren Bereket, şu ifadeleri kullandı:
“Doğu Türkistan başta olmak üzere soydaşlarımıza sahip çıkmak, yalnızca tarihî bir sorumluluk değil, aynı zamanda millî bir duruş sınavıdır. Bu sınavda susanlar da konuşanlar kadar tarihe not düşecektir. Mazlumun yanında durmak, zalime karşı ses yükseltmek bizim medeniyetimizin gereğidir. Doğu Türkistan başta olmak üzere, nerede bir soydaşımız mağduriyet yaşıyorsa, AKSAÇLILAR olarak onların yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
