
Basit bir cümle gibi görünür. Aslında o an için bir işinizin olduğunu, zamanınızın olmadığını ya da kendinize vakit ayırmak istediğinizi anlatır.
Peki bu cümleyi kaç kişiye rahatlıkla söyleyebiliyoruz?
Karşı tarafın bizi yanlış anlayacağını düşünerek kaç kez “Efendim?” dedik, istemediğimiz halde müsaitmişiz gibi davrandık?
Anlayışla karşılamamız gereken bir durumu gerçekten anlayışla karşılayabiliyor muyuz?
Yan komşumuzun kapısını çalmadan önce onun müsait olup olmadığını düşünüyor muyuz? Telefonla aradığımız kişi açmadığında hemen söylenmeye başlıyor muyuz? Ya o kişi gerçekten müsait değilse?
Bir evladın annesine, bir annenin eşine ya da bir dostun dostuna “Müsait değilim” demesi yanlış mıdır?
Peki ya hayatımıza olumsuzluk katan, dedikodudan beslenen, enerjimizi tüketen insanlara “Müsait değilim” demek? Sevgimizi ve zamanımızı hak etmeyenlere müsait değilim demek yanlış mıdır?
Hayat akıp giderken bize iyi gelmeyen davranışlara, düşüncelere ve alışkanlıklara “Müsait değilim” demek suç mudur?
Belki de artık kibarlığın arkasına saklanıp sürekli açıklama yapmak yerine, gerektiğinde net bir şekilde “Hayır” demeyi öğrenmenin zamanı gelmiştir.
Çünkü her insanın yaşayacağı yalnızca bir hayatı var.
Elbette sevdiklerimize vakit ayıracağız. Onlarla güzel anılar biriktireceğiz. Ama önce kendimizi sevmeyi öğrenmeliyiz. Kendimize değer vermeli, sınırlarımızı korumalıyız.
Aksi hâlde mutsuzluk kapımızı çalmaya devam edecek.
Ben bugün; kendini seven, kendi değerini bilen ve karşısındaki insana saygı göstermeyi başarabilen insanlara müsaitim.
