
Her birey gelişme dönemlerinde duygunun ne olduğunu tanımakta ve bu duyguları kontrol altında tutabilmek için birçok sıkıntı yaşamaktadır. Yetişkin bireyler ise duygularını sorunsuz bir şekilde kontrol edebilmektedir. İnsanlar vücudunu tanımaya başladığımızda bilgi sahibi olmadığımız için önemli olan ‘’ Limbik sistem’’ kafamızda bulunan ve beynimize komşu sistemdir. Yani duygularımızı düzenleyen mekanizmadır. Çocukluk dönemlerde gelişmediği için duygularına gem vuramaz merakını gidermek için her şeyi karıştırır, döker, dağıtır ve kıskançlığından dolayı etrafa zarar verir. Çevresindekiler bir şey söylese bile kesinlikle duymaz.
Çocukta bu duygu o kadar etkilidir ki çevresindekiler bir şey söylese bile kesinlikle duymazdan gelir, kulak ardı eder. Bu demek değil ki çocuklarımız bu duyguları kontrol edemeyeceği anlamına gelmez. Elbette eğitilerek kontrol altına alınabilir ve bizler bu anlamda çok dikkatli olmamız çok ö
Yaşamımızın bir parçası olan duygularımız korkmak, ürkmek, üzülmek, utanmak, pişman olmak , sevmek, sevilmek, hoşlanmak, mutlu olmak, özlemek, endişe duymak, hırs yapmak ve merak etmek gibi…
Biz aileler çocuklarımızla ilişkilerimizi güçlendirmek için duygu kavramını kullanarak güçlenmesini sağlayabiliriz. Mesela çocuğumuz arkadaşıyla yaşadığı sıkıntıyı dinleyen ona öncelikle ‘’ Ne hissettin?’’ sorusunu yöneltmeliyiz. Alacağımız cevap ise hissettiği duygudan ziyade yaptıklarından bahsedeceğini görebiliriz. Peki ‘’ Üzüldün mü? Ya da ‘’ ailesi ne dedi’’, ‘’ Çok korktun mu?’2 soruları karşısında çocuğumuz duraklar ve siz tekrar tekrar sorduğumuz sorular karşısında duygu mekanizmasının çalıştığının farkına vardığını görürüz. Yaşanan duygu ve davranışlar birbiriyle ilişkisi olan mekanizmadır. Her şeye kızabiliriz bu çok normal ancak şiddet gibi davranışlar sergilemek yanlıştır. Kıskanmak insanın doğası gereği normal davranıştır fakat karşısındakine zarar vermek çok yanlıştır. İşte tamda bu noktada çocuğumuza duygularını kullanmayı aşılarsak gelecekte nasıl davranacağını öğrenmiş olur. Her yetişkin çocukluğunda yaşadığı için kendi çocuğuna da model olur.
Çocuklarımız çoğu zaman bazı şeyleri ağlama duygusu ile bizleri kullanabilir ve ağlayarak her isteğine ne kadar çabuk kavuştuğu fikri sabitlenmemeli. Her ağladığın da sussun diye ona yardımcı olmamalıyız. Çocuklarımıza sorumluluk üstlenmeyi, nasıl çözüm bulmayı öğrenmesi için yardımcı olmalıyız. Çocuklarımıza ağlamadan isteklerini dile getirmelerini öğretmeliyiz. Sonuç olarak çocuklarımızı anlamalı, davranışlarını nasıl göstermesine yardımcı olmalıyız. Çocuklarımızın gelecekte mutlu olmasını istiyorsak kendimiz çok iyi örnek olmalıyız ki onlarda doğru davranış sergileyebilsinler
FERAH USLU
